Podoloji programını neden tercih ettim?

Bu yazımda Podoloji programı tercihimin sürecinden bahsediyorum.

2013 yılında lisede bitirdiğim hemşirelik bölümüyle ilgili tatmin olmadığım zamanlar vardı. Şimdilerde normal karşılanıyor olsa da o dönemlerde "Ne okuyorsun?" sorusuna "Hemşirelik" demenin erkekler tarafından bir çekingenliği vardı. Bu bölümü okuyanlarla ilgili değildi. Tamamıyla o dönemki ya da o civardaki toplumun hemşirelik mesleğine kurguladığı algıdan kaynaklıydı. Bu tereddütlere rağmen sağlıkçı olmanın zevkli yönleri elbette vardı.

Podoloji programını neden tercih ettim?

Tercih dönemi

Hemşirelik mezuniyetimle birlikte üniversite tercihlerim arasında çokça kez araştırmalar yaptım. İlkokuldan liseye geçerken çizimim çok iyiydi ve öğretmenlerim Güzel Sanatlar okuluna başlamam konusunda üzerime çok düşmüştü. -Bu yazımı görür mü bilmem, Ayşegül Andırıcı hocamın kulağı çınlasın.- Köyden çıkabilecek bir sanatçıyı elbette sindiremeyecekti ailem ve sağlığı bilmeyerek bu şekilde tercih etmiştim.

İşin temeli de sağlık olunca bu temeli yıkmak istemedim. Benden önce mezun alan arkadaşlarımdan fikirler aldım. Sonuçta attığımız adımları bir dönem onlar atmıştı ve düşünceleri önemliydi. Araştırmalarım arasında bir arkadaşım "Podoloji" programından bahsetti. Kendi okuduğu üniversitede yeni açılan bu programı mutlaka okumam gerektiğini heyecanla paylaştı. Tabi bu heyecanla ben de araştırmalar yaptım ve Google üzerinde Türkçe doğru düzgün hiçbir kaynak bile göremedim. Yani o kadar yeniydi.

Biraz tedirginlik ve biraz da merakla ilk tercihim olarak Podoloji'yi seçtim. Haliyle sonuçların açıklandığı dönemde Podoloji'yi kazandığımı öğrendim.

Okulun ilk zamanları

Aynı benim gibi programla ilgili pek bir bilgisi olmayan bir grup öğrenciyle üniversite yaşantısına başladım. Bir yandan programı keşfetmeye çalışırken bir yandan da üniversite tarzına adapte olmaya çalışıyorduk. Sonuçta liseden daha farklıydı.

Sağlık temelimin olması dersler konusunda zorluk yaşamıyor olmama vesile olsa da tembel bir öğrenciydim. Çünkü okula başlamış olsam da tedirginliklerim devam ediyordu. Sonuçta okuduğum bu dönemde benden önce mezun olanlar bile yoktu ve ben mezun olduğumda neler yapacağım konusunda da şüpheliydim. Hatta bu tedirginlik yüzümü yansımış olacak ki meslek hocam Öğr. Üyesi Dr. Ayfer Peker Karatoprak'la aramdaki şu diyaloğu hiç unutmuyorum:

  • Hocam: Seni biraz karamsar gördüm. Pek isteyerek gelmedin galiba?
  • Ben: (anlık bir şaşkınlıkla) Yoo, iyiyim. Güzel.

Berbat bir yalancıydım ama böyle duruma düşmüş olmayı da kendime yakıştıramadım. O konuşma bir süre kafamın içinde yer edindi ve ben Podoloji'ye inancımı pişirmeye başladım.

İlk çalışmalarım

Podoloji ile ilgili beni ve arkadaşlarımı en çok zorlayan şey herhangi bir araştırma yaptığımızda önümüze belirli Türkçe kaynakların çıkmamasıydı. Bu doğrultuda ilk hedefim internet ortamında anladığım dilden bu programı duyurmak, tanıtmaktı. İlk iş olarak Podoloji ile ilgili deneyimlediğim şeyleri ilgi çekici bir halde yazmayı planladım. Bunun için bir blog sitesi kurdum ve okul yönetimimin onayına sundum.

O dönemin meslek yüksekokul müdürü Öğr. Üyesi Dr. Rüştü Taştan hocama internet tabanlı çalışmalarımdan bahsettiğimde olumlu karşılandım ve çalışmalarım resmi olmayarak üniversite bünyesinde de destek aldı. Halen daha "Podoloji Türkiye" adı altında devam eden çalışmalarım karşılığında üniversite mezuniyet törenimde plaket ile ödüllendirilmenin gururunu yaşadım. İlgili video "Hakkımda" sayfamda.

Sonuç

Podoloji programından 2015 yılında mezun oldum. İlk 1 yıl mesleğimi icra etmek yerine hemşirelik yaptım; çünkü sektörü hiç ama hiç tanımıyordum. Üniversite eğitiminde de sektör anlatılmıyordu zaten. 1 yılın sonunda özel bir markanın bünyesinde podologluk mesleğimi icra etmeye başladım. Aradan askerliğin de çıktığını düşünürsek an itibariyle yaklaşık 6 yıllık meslek geçmişim bulunuyor. İlklerden olmanın gururu ve öncü olmanın heyecanıyla meslek hayatıma devam ediyorum.